13 Mart 2011 Pazar




UFUKSENEL; kendi duruş ve tavrını geliştirmeyi amaçlayan, disiplinler arası üreten bir odağa sahiptir.Birlikte çalıştığı kişilerin de kendi varlıklarını ortaya koyabilecekleri bir zemin yaratmayı amaçlar. Eklektik ve tekrarcı bir hareket anlayışını benimser. Bedeni plastik sanat nesnesi olarak görür ve edebiyatla ilişki kurar. Alan/mekan farkındalığı üstüne araştırır.

UFUKSENEL; has a interdisciplinary producing focus, aiming to develop his own behaviour and stand…He also aims to create a platform to the people he works to realize their own existence. He accepts an eclectic and repeating approach in movement. He sees the body as an object of plastic arts and relates with literatura. He searches over the awareness of place/space.

excessinmoderation




Excess : Aşırı, Aşırılık
Moderation : Ölçülü, Ölçülülük

Konsept / Concept :Benjamin Martin Skinner
Koreografi / Choreography :Ufuk Şenel
Sahne ve Video Tasarımı / Video and Stage Design : :Mustafa Tutuş
Supervisor : Handan Ergiydiren
Müzik / Music : Claude Vonstroke, Trentemoller, Plastikman, a2, Tiger Lillies
Dansçılar / Dancers: Eylem Gülter Yazıcı, Meral Aslan, Ufuk Şenel
Drag Queens : Deniz Türkan, Seyhan Arman, Simon Chalk, Ercan Topçu,
Güngör Doğan, Nihat Aydın, Boysan Yakar, Umut Sürel
Koordinatör / Coordinator: Meral Aslan video

Benjamin Martin Skinner

On ‘Excess in Moderation’.

On the surface, ‘Excess in Moderation’ represents a simple phase with a dualistic nature. Dependant on pre-existing bias (Which could be cultural, based on experience, or even natural inclination), the reader will first interpret the phrase as having one of two distinct naive meanings:- That an authority has been too stringent in the application of its controlling powers.- That an entity undertakes excessive actions in prudent, moderate amounts.Which interpretation the reader first arrives upon will perhaps inform them as to their pre-conceived attitudes towards stringent authority on the one hand, and hedonistic self-indulgence on the other; Which will arise first in their mind when they look upon the simple dualism?At its heart, ‘Excess in Moderation’ raises questions about the nature of
self-motivation, and our solipsistic relationship with the universe at large, as a recursive loop of question and counter-question that opens a terrifying window onto our very souls.When you look upon ‘Excess in Moderation’, what do you see?- Do you see a tightly controlled performance, where artistic freedom has been constrained by its creator, and perhaps simply by the very nature of the medium through which it is presented? Do you see rules imposing upon creative expression?- Do you see a perfect, prudent challenge against the boundaries of the acceptable? Do you see defiance of structure, creating questions in your mind through which you become the slightly wiser person you will be tomorrow?Does this performance (And even this humble preamble) hold meaning for you? Does it make you look upon your very soul, or does it simply show humans moving upon pre-moderated paths, demonstrating nothing but simple skill?Ask yourself, as you observe…

XS




>İÇERİK :

-Aşırılık ve ölçülülük kavramlarını sorgular.
-Aşırı olma hallerindeki ölçülülük ve ölçülü olma hallerindeki aşırılıklar üstüne düşünür.
-Hızlı sosyal değişim ve beraberinde getirdiği yabancılaşma, yalnızlaşma ve yadsıma durumlarıyla yüzleşir.
-Tekil ve çoğul olma durumlarının üzerine gider.
-Kendisini ilişki projeksiyonlarında arar, hareketlendirir.
-Gerçek ve gerçek üstü durumlarla ilişkiler kurar.
-Güncel olay ve dinamiklerden etkilenir.


>THE CONTENT:

- Focuses on the dependencies and the dependent ones…
- Questions excessiveness and moderation…
- Thinks about the moderation in cases of being excessive and the excessivenesses in cases of being moderate.
- Forces the situations of being single and multiple…
- Searches himself in the projections of relationships and gets into motion.
- Initiates from the tides of existing of the dancers he works with.
- Aims to create a sincere and real ground…
- Cares about the own stories of the dancers and fits them into the scripts he creates and relates them to the scripts…


WHERE and WHEN ? / NEREDE VE NE ZAMAN
Pride Week 2009 İstanbul - XLARGE - 26.06.2009 pm: 01.00
Süzer Plaza Maan Performance Stage - 20.05.2009 pm: 20.00
Süzer Plaza Maan Performance Stage - 26.04.2009 pm :20.00
Süzer Plaza Maan Performance Stage - 12.04.2009 pm : 20.00
Süzer Plaza Maan Performance Stage - 29.03.2009 pm : 20.00

excessinmoderation

KaosGL
Röportaj : Seyhan Arman
14 Nisan 2009

İstanbul'da drag queen'lerle çağdaş bir sahneleme...

Seyhan Arman kaosgl.org için excessinmoderation’un rejisörü, koreografı ve dansçısı Ufuk Şenel ile görüştü.




Böyle bir proje yapmaya nasıl karar verdiniz?

- Malzeme arayışındaydım doğrusu. Aklımda bir sürü imajlar vardı fakat sadeleştiremiyordum. Farklı kişilerle stüdyoya girip birbirinden farklı ve yeni şeyler buluyordum. Zamanla nasıl bir şey yapmak istediğime emin oldum ve istediğim şimdiye kadar yaptıklarımın en cesurunu bulmaktı.

Bu süreç nasıl gelişti?

- Yaralanarak… Sürecin en başından beri Meral vardı. Bu projeyi yapmaya karar vermeden önce birlikte çalışabileceğim birini arıyordum. Bana kendini açabilecek, hikâyesini çekinmeden anlatabilecek, samimi ve yeni birini. Sürekli görülen yüzlerden sıkıldığım için olsa gerek, Meral'in yüzü ve anatomisi beni çok cezbetti. Sahne üstündeki duruşu birçok yere temas edebiliyordu. Çalışmaya başladık ve ağır bir süreçte başlamış oldu. Provalar daha çok konuşarak geçiyordu. Felsefi anlamda üstünde durabileceğimiz sağlam bir zemin oluşturma çabası içindeydik. Tabi bunu yaparken hayatlarımızın en önemli an, olay ve hallerini de içine kattık. Ve 'excess in moderation' kelimesi karşımıza çıktı. Ben duyduğum anda çok etkilendim. Bu Benjamin'in bulduğu bir kelime oyunuydu ve bizim anlatmaya çalıştığımız bir sürü hal ve duruma karşılık geliyordu. Nihayetinde sürecin adı konmuştu.

Ne kadar süre çalıştınız?

- Doğrusu verdiğimiz aralarla ve değişen ekiplerle 2 yılı buldu. Aslında proje kendini oluşturdu da diyebiliriz. Çünkü her seferinde eksik gelen bir şey vardı ve çalışmalar kendiliğinden duruyordu. Bu noktada Handan'ın hep söylediği çok önemli bir şey vardı ki çok doğruydu ''- zaman tanı, bekle, bekledikçe daha iyi olacaktır''. Bende niyetimi yılmadan istedim ve oldu.

excessinmoderation'la ne anlatıyorsunuz?

- Temelinde aşırılık ve ölçülülük kavramlarını barındırıyor. Fakat değindiği bir sürü konu var. Cinsel kimlikler, bağımlılıklar, hızlı sosyal değişim, ilişkiler, yalnızlaşma/yabancılaşma, kültürel kodlar, realizm/sürrealizm vb..

Peki nasıl bir anlatım diline sahiptir?

- Plastik ve şiirsel bir dile sahip. Bedenler dahil olmak üzere birçok şeyi bir plastik sanat nesnesi gibi görüp onları şiirleştiriyor. Ve görsel olarak bunu masalsı bir estetiğe dönüştürüyor. Bunu yaparken de 'gerçekten' zaman zaman sıyrılıyor. Böylece gerçek ve gerçek olmayanla kurduğu organik ilişki net bir şekilde ortaya çıkıyor.

Biraz karakterlerden bahsedebilir misiniz?

- Tabi, şöyle özetleyebilirim sanırım. Bu oyun aslında bir otoportre gibi düşünülebilir. Benim sürecimi anlatan bir yanı var. O yüzden karakterlerde benim hayatımda ilişkide olduğum gerçek ve gerçek olmayan kişiler. Kimisi rüyalarımda gördüğüm, kimisi yüksek ateşle hasta yatarken halüsinasyon gördüğümde karşılaştığım, kimisi Tarlabaşı’nda yan yana yürüdüğüm, kimisi mutfağımda kahvaltı ettiğim, kimisi sabahın 5'inde teretuvarların üstünde oturup gökdelenleri izlediğim, kimisi seviştiğim vb.. Her biriyle organik bir yaşanmışlık var zaten. Bazen kısa bir karşılaşma bazense yılları bulan. Bu birikimse; onların bu işte yerlerini ve episodlarını belirleyen şey oldu. Örneğin Kıpkırmızı giyinmiş bir drag queen'in Küçük İskender'den bir metin okuyor olması, maskulen bir drag queen'in elbise giyip İspanyolca bir şarkı söylüyor olması, bütün iş boyunca sadece İngilizce konuşan bir karakterin olması,topuklu tek bir ayakkabı ile dans etmeye çalışan bir dansçının olması, şnorkelle kitap okumaya çalışan bir kadının olması ve yüzünü saklayıp poposunu açan ve günlüğünü okuyan bir erkeğin olması tüm aşırılıklara/ölçülülüklere dair bir kod sunuyor.Tabi seyreden kişiye de kendine dair bir masal kurmasına izin veriyor.

Neden drag queen'ler ve çağdaş dansçılar?

- Çünkü cinsel tercihleri, rahatlıkları, cesurlukları ve yıllarca gece hayatının içinde olup bu dili en iyi konuşabilen kişiler oldukları için. Ayrıca görsel olarak zaten anlatmak/kurmak istediğim masalın bir parçası gibiydiler. Bu yüzden drag queen'lerle çalışmak çok doğruydu. Dansçılar ise zaten hamurumsu bir estetiğe kolay girip çıkabilen hazır bir malzemeydi.

Metinleri neye göre seçtiniz?

- Çok zamandır söylemek istediklerimi biriktirdim. Kitaplarda altını çizdiğim notları, ağlayarak defalarca okuduğum paragrafları, yıllarca çantamdan çıkaramadığım bir kitabı, hiçbir şey anlam ifade etmeyen bazen güldüren bir kaç cümleyi ve üstüne kendi cümlelerimizi ekledim.

Video ve sahne tasarımını nasıl kurguladınız?

- Sahneyi tasarlamak benim malzemeyi daha önce keşfetmemle oldu. Hep bir havuz ve bir yükselti vardı aklımda. Soloları çalışırken bunlara sürekli ihtiyaç duyuldu. Mustafa'nın projeye inanıp eklenmesi ile bunların yerleştirmelerine dair daha ciddi düşünmeye başladık. Yeni şeyler ekledi o ve bazılarının kullanım şekillerini değiştirdi. Aydınlatma olarak farklı ekipmanlar kullandı. Video işin içine girdi. Oyunda; bir atmosferin içinde deviniyorken ve seyirciyi de bu alanın bir parçası olarak düşünüyorken video yansıtma sistemiyle onları da performansın içinde performansın bir parçası olarak gösterip kendi gerçeklikleriyle karşılaşmalarını sağladık. Aynı zamanda oyunun içinde geçen bazı anları o an'ın haliyle yansıtarak imgelerin altını çizdik.

excessinmoderation'ın hedefi nedir?

- Bu iş her şeyden önce gece hayatının dinamiklerini kullanan bir yapıya sahip. Bundan dolayı işi hem sahneye hem de gece kulüplerine taşımak hedefimiz. Çağdaş bir sahneleme olduğundan mekânsal yerleştirmelerle her seferinde farklı bir kimlik kazandırmayı ve farklı izleyici kitleleriyle karşılaşmayı hedefliyoruz.

Excess: Aşırı, Aşırılık
Moderation: Ölçülü, ölçülülük

Konsept: Benjamin Martin Skinner
Koreografi-Reji: Ufuk Şenel
Supervisor: Handan Ergiydiren Özer
Sahne ve video tasarımı: Mustafa Tutuş
Koordinatör: Meral Aslan
Dansçılar: Eylem Gülter Yazıcı, Meral Aslan, Ufuk Şenel
Drag Queens: Drag Madleine, Drag Lulu, Simon Chalk, Drag Deniss, Drag Güngör
Gösteri 12 – 26 Nisan Pazar, Saat 18:30’da Tiyatro Maan sahnesinde.
Ayrıntılı bilgi için: http://www.tiyatromaan.com/default.asp?id=78880&lng=1

excessinmoderation

TİME OUT ENGLİSH : Gay & Lesbian (April 2009)
Two dancers from a dance
Writter : Rene Ames



Rene Ames examines drag as a performance art.

I recently caught a staging of excessinmoderation, a work in progress by the out-and-proud gay choreographer Ufuk Senel, at the Suzer Plaza Performance Theater and I was struck by his reliance on drag queens - all five of them of the overblown iconic John Waters’ Divine variety - to set the mood and mode of the dance performance art piece.

There they were, seamlessly weaving in and out of the stark unchanging scenario while lending their exaggerated fabulousness. Swaying in colorful garbs and humongous hairdos, with exaggeratedly long eyelashes seemingly touching their foreheads, they were dishing out incantations and occasional forced snickers to add to the intended grotesqueness of the proceedings set partly in a psychedelic playpen. Their presence certainly gave a Fellini-esque/Almodovar-esque if not a Jean Genet touch to this Absurdist existential piece that had the principal characters or dancers contorting to strobe lighting, poetry and pulsing electronic beats while trying to convey the psyche of loneliness, marginalization and meaninglessness.

excessinmoderation packed a good dose of bewilderment starting with its one-word title. However, it unfolded to convey a character’s linear path of self-awareness and catharsis despite life’s peripheral distractions. I caught up with the choreographer and one of the featured drag artists to delve into their affinity and passion for Drag as art.

By the way, contrary to popular belief, dressing up either as drag queen or king (yes, Virginia, there is such a thing) does not automatically qualify the person as gay or transgendered. There are many stage and film gender impersonators who profess to be heterosexuals - and they have never been proven otherwise. Dame Edna Everage and the late Milton Berle come to mind.


Ufuk Senel

Garish, outlandish-to-the-max and bigger-than-life drag queens chew the scenery in excessinmoderation. And as you proclaim, it’s still a work in progress. Does it mirror your personal life?

Yes. The point I try to bring out through these characters is about the absurdity of gay life in this country, where everyone knows our inescapable presence but refuses to acknowledge it. I see drag as the ultimate metaphor to being in the fringes of society.

Do you therefore do Drag to make a political statement?

Yes and no. That is, not just within a narrow concept. I’ve included Drag in my choreographic works to bring in my background, which is that I also professionally perform nightly in a drag revue at Al Jamal Restaurant/ Night Club while pursuing contemporary dance projects. Al Jamal used to be Cahide and I worked there for a year. As such I am in direct contact with a community of gay drag artists and know the realities of being one.

In the performance, your character holds up a pair of platform boots that he subsequently slips on, after which he lowers his pants to nakedness. Are you referencing the iconic drag footwear as battle gear, a vessel for liberation?
It’s an obvious evolution for one who’s inclined to it. But, you know, a pair of platform shoes could induce an immediate sense of empowerment when you tower over everybody else.

Tell me about your career as a dancer.

I’ve been dancing for 5 years now in video and stage projects, starting as an undergraduate in the Modern Dance Department at Yildiz Technical University. For additional training, I recently attended some Contemporary dance workshops in Madrid, Spain. I’ve also been accepted to Rotterdam Dance Academy but I’m having difficulty finding the logistics to make my way there. It’s hard to get a financial grant for the arts in this country.

Ufuk Senel intends to present excessinmoderation in various venues as an ongoing 2-year project. To find out where the next appearance of his motley cast of dancers and drag queens, call him (0555) 671 9852 or his Dance Coordinator Meral Aslan (0532) 413 59 10

De Profundis




Solo 1
Koreografi ve Performans: Ufuk Şenel
Video Tasarımı : Mustafa Tutuş
Metin: Oscar Wilde ‘De Profundis’
Emeği Geçenler : Handan Ergiydiren, Mustafa Oğuzcan.

''Kendi kendimi ben yıktım. İnsan ancak kendi eliyle yıkılabilir. Alemin bana yaptığı ne kadar müthiş olursa olsun, benim bana yaptığım daha müthiştir.''

Oscar Wilde aynı adlı eserinde, iç dünyasındaki çelişkileri tüm açıklığıyla ortaya koyarken; suç, ceza, estetik ve vicdan gibi konularda kendi yıkımını tekrar tekrar yaşar. Metin ve hareket arasında ilişki kurmayı hedefleyen bu çalışma ise; metnin bedendeki imajlarını araştırır ve metnin dansçıya çağrıştırdığı mekan içinde devinir. Eklektik ve tekrarcı hareket dizgeleri ile kendi anlatımını kurar. Müzik,video ve sesi birbirlerinden bağımsız bir şekilde kullanarak farklı mekanlar yaratmayı amaçlar. Seyredeni ise sözcüğe, tekrara, riske ve karanlığa çağırır.








13 Mayıs 2008 Salı 20:00
Eski Galata Köprüsü